https://www.facebook.com/share/v/18MvaP31U7/?mibextid=wwXIfr
Kurmuş olduğu vakıf mirası yok edilmiş, tarihin canlı şahidi olan külliyelerine ise gereken önem verilmemektedir.
Eskişehir’de, Çoban Mustafa Paşa Kurşunlu Camii Külliyesi’nden Devri Alem TV an itibarıyla belgesel tadında canlı yayında.
https://www.facebook.com/share/v/1E56Koqjyr/?mibextid=wwXIfr
Eskişehir’in Kalbinde Bir Osmanlı Mirası: Çoban Mustafa Paşa Külliyesi
Evliya Çelebi’nin izinde, medeniyet tarihimizin derinliklerine yaptığımız yolculuk sürüyor. Bugün, Odunpazarı’nda, halk arasında “Kurşunlu Camii” olarak bilinen; ancak asıl adıyla Çoban Mustafa Paşa Külliyesi’ndeyiz.
.jpeg)
Çoban Mustafa Paşa Kimdir?
İkinci Bayezid döneminde Enderun mekteplerine kabul edilen Çoban Mustafa Paşa, Osmanlı Devleti’nin önemli kademelerinde görev almış büyük bir devlet adamıdır. Yavuz Sultan Selim Han’a vezirlik yapmış, aynı zamanda padişahın damadı olma şerefine nail olmuştur.
Kanuni Sultan Süleyman döneminde ise Başvezirlik makamına kadar yükselmiş, ömrünü vakıf eserleri bırakmaya adamış müstesna bir şahsiyettir.
Külliyenin Önemi ve İçeriği
Hicaz yolu üzerinde stratejik bir konuma sahip olan bu devasa külliye, sadece bir ibadethane değil; medresesi, kervansarayı, aşevi, kütüphanesi, dergahı ve şifahanesi ile tam teşekküllü bir yaşam merkezidir.
Osmanlı’nın sosyal ve kültürel dokusunu günümüze taşıyan bu eşsiz yapı, Eskişehir’in en çok ziyaretçi çeken noktalarından biri olmayı sürdürüyor.
Büyük devlet adamı ve vakıf insanı Çoban Mustafa Paşa, vefat yıl dönümünde (27 Nisan 1529) rahmet ve dualarla anılmalı; kurduğu vakıflara sahip çıkılmalıdır.
Büyük Devlet Adamı Çoban Mustafa Paşa Kimdir?
Araştırmacı gazeteci ve Devr-i Âlem belgesel yönetmeni İsmail Kahraman’ın, Çoban Mustafa Paşa ile ilgili hazırladığı bildiri:
https://e-kutuphane.kocaeli.bel.tr/Content/Files/Pdf/Kocaeli%20Sempozyumu-4,%20Cilt_02-Bask%C4%B1.pdf
Evliya Çelebi’nin izinde Eskişehir’de, Çoban Mustafa Paşa Kurşunlu Camii Külliyesi
Örnek bir devlet ve vakıf adamı olan Çoban Mustafa Paşa’nın hayatı ve eserleri, Gebze ve Eskişehir’de asırlardır yaşamaya devam etmektedir.
TGRT Belgesel TV’de yayınlanan Devr-i Âlem belgesel programı, www.devrialem.tv ile www.gebzegazetesi.com adreslerinde “Belgeselcinin Not Defteri” köşesinde bugün (26 Nisan 2024) yayınlanan makalelerimizi sizlerle bir kez daha paylaşıyoruz.
https://www.gebzegazetesi.com/buyuk-devlet-adami-ve-vakif-insani-coban-mustafapasayi-vefat-495-yil-donumunde-rahmet-ve-dualarla-aniliyor-makale,5705.html
Çoban Mustafa Paşa kimdir?
Çoban Mustafa Paşa, (? - 1529), Osmanlı İmparatorluğu'nda kapıcıbaşı, vezir ve beylerbeyi görevlerinde bulunan devlet adamı. devşirme olarak Yeniçeri ocağına alındı. 1514 yılında meydana gelen Çaldıran Muharebesinde görev aldı. Sarayda kapıcıbaşı olarak görev yapan Mustafa Paşa, Rumeli Beylerbeyi oldu. Bu görevdeyken sadrazam Pîrî Mehmed Paşa'nın önerisiyle I. Selim tarafından 3. vezirliğe getirildi. Bazı kaynaklarda I. Selim'in kızlarından Hafsa Sultan bazı kaynaklarda ise Şehzade Sultan ile evlendiği belirtilmekte olduğundan "Damat" lakabıyla da anılmıştır.
Çoban Mustafa Paşa, vezir sıfatıyla 1521 yılında Belgrad Seferi’ne katıldı. 1522’de serdar olarak donanmanın başında Rodos Seferi’ne çıktı. Kuşatmanın uzaması üzerine görevden alınarak 17 Aralık 1522’de Mısır valiliğine atandı. Bu görev sırasında Mısır’da Çerkes beylerinin başlattığı isyanı bastırdı. Mayıs 1523’te isyanın tamamen kontrol altına alınmasının ardından İstanbul’a döndü.
27 Nisan 1529 tarihinde İstanbul’da vefat etti. Cenazesi, Gebze’de bulunan Çoban Mustafa Paşa Külliyesi içerisindeki türbesine defnedildi.
Neden Çoban Mustafa Paşa deniyor?
https://www.facebook.com/share/v/Zb3jCCqrckwCe65E/?mibextid=KsPBc6
Çoban Mustafa Paşa ile ilgili hazırladığım bildiri:
https://e-kutuphane.kocaeli.bel.tr/Content/Files/Pdf/Kocaeli%20Sempozyumu-4,%20Cilt_02-Bask%C4%B1.pdf
Gebze’nin kentleşme sürecinde Çoban Mustafa Paşa Külliyesi ve vakfının önemi
Örnek Bir Devlet ve Vakıf Adamı Çoban Mustafa Paşa’nın Hayatı ve Eserleri
Çoban Mustafa paşa, Fatih tarafından Osmanlı Enderun Mektepleri’ ne alınmış ve devlet hizmetine kazandırılmış çok önemli bir devle adamı. Fatih’ten sonra 31 yıl hükümdarlık yapan 2. Beyazıt döneminde birçok devlet hizmetinde bulunmuş, Yavuz Sultan Selimin kızı ile evlenerek saraya damat olmuş, Kanuni Döneminden Başbakan yardımcısı olarak ordunun başkomutanı unvanına sahip olmuş, 4 Padişah döneminde yaşayıp 75 yıla yakın ömrünü devlet hizmetinde geçirmiş, kurduğu vakıflar ile sadece Gebze bölgesin’ de değil, Türkiye’nin bir çok yerinde ve ayrıca Bulgaristan, Makedonya, Romanya, Macaristan, Bosna, Arnavutluk. Rodos, Mısır ve Hicaz coğrafyasında yaptığı vakıf eserleri ile bugün bile hizmetlerine devam eden vakıf kurarak malını mülkünü insanlığın hizmetine tahsis eden örnek bir devlet adamıdır.
Gebze Çoban Mustafa paşa Külliyesi
Gebze’nin kalbi Çoban Mustafa Paşa Külliyesi’nde atar. Külliye, Yavuz Sultan Selim ve Kanuni Sultan Süleyman’ın vezirlerinden Çoban Mustafa Paşa’nın emriyle 16. yüzyılda Mimar Sinan’a yaptırılmış.
Türk süsleme sanatının tüm özelliklerine sahip bu tarihi şehir minyatürü, camii, medrese, ker- vansaray, paşa odaları, hankah, bimarhane, han, hamam, imarethane, kütüphane, su kuyusu, şadırvan ve türbe gibi her biri eşsiz yapılar topluluğundan oluşmakta. Külliyenin Güney kapısı üzerinde Kanuni Sultan Süleyman’ın tuğrası göze çarpmaktadır.
Çoban Mustafa Paşa Külliyesi ile ilgili belgeselimiz
https://youtu.be/unwIFtmopUM?si=YLKO97qTH8VaTXEq
Çoban Mustafa Paşa Külliyesi’nden canlı yayın
Konya’nın duayen gazetecisi Kemal Soylu ile gazetemiz kurucusu İsmail Kahraman, Gebze’de Çoban Mustafa Paşa Külliyesi’nden www.devrialem.tv ve www.gebzegazetesi.com üzerinden canlı yayında.
https://www.facebook.com/share/v/cVC7cGqj1YNcYadm/?mibextid=WC7FNe
Değerli meslektaşım Kemal Soylu’nun sosyal medya paylaşımı:
https://www.facebook.com/share/p/4PaEFNdGTbfnXnpB/?mibextid=WC7FNe
Gebzelilerin minnet duyduğu Konyalı
Osmanlı döneminde Gebze’de inşa edilen Çoban Mustafa Paşa Külliyesi, bugün ayakta durabiliyorsa bunda en büyük paylardan biri Konyalı tarihçi ve araştırmacı İbrahim Hakkı Konyalı’ya aittir.
Ünlü tarih araştırmacısı Konyalı, 1946 yılında harap durumda olan, çevresindeki hanları, dükkânları ve hamamları tahrip edilmiş bu vakıf eserinin korunması için büyük çaba sarf etmiştir. Dönemin Cumhurbaşkanı Celal Bayar ile görüşerek durumu aktarmış, Bayar’ın da verdiği talimatla Çoban Mustafa Paşa Vakfı’nın korunması için çalışmalar başlatılmıştır. Yapılan restorasyon ve düzenlemeler sonucunda eser günümüzdeki hâline kavuşmuştur.
Bugün bu eseri, belgeselci, tarih ve kültür araştırmacısı İsmail Kahraman ile birlikte gezdik. Üstat Kahraman, “Gebzeliler bu konuda merhum İbrahim Hakkı Konyalı’ya büyük bir minnet duymalıdır” diyerek kendisini ve emeği geçenleri rahmetle yâd etti.
Yapandan, yaptırandan ve yaşatanlardan Allah razı olsun. Mekânları cennet olsun.
Gebze Çoban Mustafa Paşa Vakfı Külliyesi neden dünya kültür mirası ilan edilmelidir?
Kültür ve Turizm Bakanlığı, UNESCO tarafından korunması gereken dünya kültür mirası listesine alınmasına yönelik çalışma başlatılan bir vakıf eseri olan Gebze Çoban Mustafa Paşa Külliyesi ile ilgili olarak Kocaeli İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü’nce ilgili külliye için yapılan araştırma yazısı:
GEBZE ÇOBAN MUSTAFA PAŞA VAKFI KÜLLİYESİ
Bünyesinde cami, medrese, türbe, kütüphane, hankâh, tabhâne, imaret, paşa odaları ve kervansaraya yer verilen Çoban Mustafa Paşa Külliyesi (1523-1524), Osmanlı mimarisinin klasik dönemine öncülük eden yapılarından biri olarak öne çıkmaktadır.
Gebze’den geçen İstanbul-Bağdat menzil yolu üzerinde Mimar Sinan’ın (1489-1588) da içinde bulunduğu Acem Ali’nin (d.?-ö.1537-1538) hassa mimarbaşılığı sırasında inşa edildiği ve külliyenin onarımlarının Mimar Sinan’ın mimarbaşılığı döneminde yapıldığı bilinmektedir.
Bununla birlikte külliyenin, Yavuz Sultan Selim’in (1470-1520) İstanbul’a Mısır’dan getirdiği Memlûk Sarayı’nın baş mimarı Ahmed bin el-Bedri Hasan bin el-Tulunî ve beraberinde gelen ustalar tarafından yapıldığı düşünülmektedir. Bu bağlamda, külliyenin merkezini oluşturan caminin taş süslemelerinin Memlûklu yapılarıyla boy ölçüşebilecek nitelikte olduğu görülmektedir. Memlûklu ustalarının işçiliğine, caminin son cemaat yerinin kuzey cephesi, iç mekân duvarları, pencere nişlerinin iç yüzeyi, mihrabı, minberi ve müezzin mahfilindeki beyaz, kırmızı, sarı ile siyah renkten oluşan taşlarının süslemesinde rastlanmaktadır. Cami, bu süsleme özelliği ile Anadolu’daki ünik örneklerden biridir.
Çoban Mustafa Paşa’nın en önemli hayratı olan ve kendi adıyla bilinen Çoban Mustafa Paşa Camii ve İmâreti, Gebze tarihi açısından XVI. yüzyıldan günümüze kalan en önemli eserdir. Yavuz Sultan Selim tarafından kendisine temlik edilen Gebze ve çevresini yatırıma dönüştürerek cami, hân, tabhane, paşa odaları, hânkâh, imâret, medrese, kütüphane, hamam ve türbeden oluşan külliyenin XVI. asrın değişen ihtiyaçları ve devletin imar politikasının bir tezahürü olarak menzil külliyelerinin konaklama ve ticarî etkinlik planlamasına uygun olarak inşa edildiği ortadadır. Keza külliye kavramı, sosyal amaçla inşâ edilen kamusal nitelikli yapılar topluluğunun da bir ifadesi olarak, inşa edildikleri dönemde, ilimden, sosyal ve kültürel hayattan dünya görüşüne, toplum sağlığının korunmasına kadar çok yaygın etkileri olduğu görülmektedir.
Çoban Mustafa Paşa Külliyesi’nin merkezinde cami-i şerîf bulunur; hatta şöyle demek daha doğru olur; birinci derecede cami -veya mescit- ikinci derecede ise onaltı hücreli medrese ile bunlara bağlı olarak kervansaray/hân, on üç hücreli hânkâh, oniki sûfî hücresi, sıbyan mektebi darüşşifa, bimarhâne, yolcu ve misafirlerin konaklama ve istirahatı için tabhâneler, ahır, kiler, mutfak, yemek odası/salonu, fırın, odun ambarı, kütüphane ve türbe ile imâret, hamam, çeşme, şadırvan gibi diğer yapılar yer alır.
(1).jpeg)
Gebze Çoban Mustafa Paşa İmâreti’nde medrese öğrencilerine, külliye görevlilerine ve gelen bütün misafirlere günde iki öğün yemek verilirdi.
Vakfiyenin kütüphane yeri için birden fazla mekân tahsis edilmesi, kütüphane, medrese ve sıbyan mektebi ile alakalı ayrıntılarına varıncaya kadar ihtiyacı karşılayacak personelin nitelikleriyle beraber liyakatla görevlendirilmeleri Vakfiyede ilmî faaliyetlere ve eğitime ciddi önem verildiğini göstermektedir. Tefsir, usul kitapları, şerhler ve fetvâ kitaplarının yanı sıra kelâm veya İslâm felsefesi gibi aklî düşünce ve tefekküre dayanan kitapların medrese programında olduğu görülmektedir.
Külliyenin hem cami hem de türbesinde yer alan ejder başlı kapı ve pencere halkaların form, teknik ve süsleme özellikleri bakımından Memlûk maden sanatıyla olan ilişkisi olduğu göze çarpar. Uzakdoğu ile Çin sanatının zaman içinde tipik hayvanı haline dönüşen ejder, Orta Asya’daki ilkel devirlerde kullanılan tasvirlerden biri olmuş, buradan Mezopotamya sanatına geçmiş, daha sonrasında kuzey Suriye ve Anadolu’da bu figür kullanılmıştır. Ejder tasviri, İslam el sanatlarındaki ürünlerde oldukça yoğun kullanılan figürlerden biri olmuştur. Bu figür, günümüze gelebilen madenî eserler içerisinde çok sayıdaki örneğe işlenmiştir. Anadolu Türk mimarisinin Artuklu ve Saltuklu dönemlerinde, ilk örnekleri görülen ejder figürüne, Anadolu Selçuklu mimarisinin cami, han, medrese gibi pek çok yapısında yaygın olarak rastlanmıştır.
Külliyenin hem cami hem de türbesinde yer alan ejder başlı kapı ve pencere halkaların form, teknik ve süsleme özellikleri bakımından Memlûk maden sanatıyla olan ilişkisi olduğu göze çarpar. Uzakdoğu ile Çin sanatının zaman içinde tipik hayvanı haline dönüşen ejder, Orta Asya’daki ilkel devirlerde kullanılan tasvirlerden biri olmuş, buradan Mezopotamya sanatına geçmiş, daha sonrasında kuzey Suriye ve Anadolu’da bu figür kullanılmıştır. Ejder tasviri, İslam el sanatlarındaki ürünlerde oldukça yoğun kullanılan figürlerden biri olmuştur. Bu figür, günümüze gelebilen madenî eserler içerisinde çok sayıdaki örneğe işlenmiştir. Anadolu Türk mimarisinin Artuklu ve Saltuklu dönemlerinde, ilk örnekleri görülen ejder figürüne, Anadolu Selçuklu mimarisinin cami, han, medrese gibi pek çok yapısında yaygın olarak rastlanmıştır.
Su Dolabı; Kanuni Sultan Süleyman devrinde 16. Yüzyıl'da Çoban Mustafa Paşa tarafından Mimar Sinan´ın baş halifesi Hüsam Kalfa’ ya inşa ettirilmiştir. Bostan Dolabı kare planlı bir zemin üzerindedir. Duvarları yüksekçedir ve üzerini örten çatı piramit şeklindedir. Genellikle Çoban Mustafa Paşa Camii´nin ve Gebze kentinin su ihtiyacını temin etmek amacıyla yaptırılmıştır. Gebze’mizin, Güzeller Mahallesi, 53 pafta, 437 ada, 16 numaralı parselde yer alan, Gebze merkezinde bulunan bu alana Yazı Alanı, bahsi geçen Su Dolabına Bostan Dolabı da denilmektedir. 1370 metrekare arsa alan içinde, 8.5 metre yüksekliğine sahip olup, zemin ve asma kattan oluşmaktadır. Toplamda 279 metrekare olan Su Dolabının, ana kuyusunun çapı 550 cm olup, derinliği takribi 13 metredir.
Yazılı kaynaklardan incelerimize göre 17. Yüzyılda Köprülü Fazıl Ahmed Paşa Kethüdası İbrahim Paşa tarafından yaptırılmıştır. Su Dolabı kareye yakın dikdörtgen planlı bir zemin üzerindedir. Duvarları yüksekçe ve üzerini örten çatı piramit şeklinde dört yöne eğimli bir çatıdır. Zamanında Çoban Mustafa Paşa Camii’nin ve Gebze kentinin su ihtiyacını temin etmek amacıyla yaptırılan dolabın iki kuyudan oluştuğu ve beygirlerle döndürülerek su temin edildiği anlaşılmaktadır. Dolap içerisindeki hayvan bağlama yerleri bu durumu desteklemekte olup diğer kuyularla ve döndürme mekanizması ile ilgili günümüze ulaşabilmiş bir veri bulunmamaktadır. Dolabın yakınında bulunan Arap çeşmesine de su temin ettiği rivayetlerden anlaşılmakta olup günümüzde bununla ilgili gözle görülür bir veri bulunmamaktadır. Dolap yaklaşık 18 metreye – 13 metrelik dikdörtgen planlı bir yapıdır. Duvarları ahşap hatılı moloz taş duvar olup, çatısı dört yöne eğimli, asma strüktürlüdür. Çatının konstrüksiyonu ahşap olup, örtüsü alaturka kiremittir. Taş olan beden duvarlarına oturmakla birlikte yapının içinde bulunan 9 adet ahşap dikmeyle desteklenmektedir. Bu dikmeler zaman içerisinde yapılan onarımlarda değiştirilmiştir. Binanın içinde 5.65 metre çapında, 12 metre derinliğinde taş örgülü bir kuyu vardır.
Geçmişte Gebze’ye su dağıtımı buradan yapılmıştır. Mimari ve Malzeme Yapının beden duvarları, ahşap hatıllı moloz taş örgülüdür. Zemine doğru kıtıklı sıva, yukarılara doğru ise kerpiç sıvalıdır. Kerpiç sıva yer yer gözükmektedir. Moloz taş duvarın içindeki çürüyen ahşap hatıllar yenilenmiş ve eksik olan ahşaplar tamamlanmıştır. Duvarlar yer yer döküldüğü için örgü sistemi net olarak görülebilmektedir. Bursa Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun 28.06.2001 tarih ve 8542 sayılı karar ile tescil edilmistir.2017 yılında Gebze Belediyesi tarafından başlatılan restorasyon çalışmalar 2019 yılında tamamlanarak, ziyarete açılmıştır.” (Kaynak: Mimar Müge Ölmez)
(1).jpeg)












