Kepsut’a 9 kilometre mesafede, dağların yamacında kurulan köyün tarihi kökenleri, Suriye’nin Hama ve Humus bölgelerindeki Sünni Türkmenlere kadar uzanıyor. Yapımda, Topal Osman, Bekir Ağa, Molla Ahmet ve Eyüp Çavuş gibi kurucu isimlerin bölgeyi seçerken gösterdikleri stratejik zeka anlatılıyor. Kervan yolu üzerindeki Danahisar’ın güvenlik riskleri barındırması ve Karaçaltı’nın hayvancılığa elverişsiz bulunması nedeniyle, yaz kış akan deresi ve meşelik ormanlarıyla Eyüpbükü'nün nasıl kalıcı bir yurt haline getirildiği izleyiciye aktarılıyor.
Çanakkale Savaşı’nda vatan savunması için şehitler veren köyün sosyal yapısındaki değişimler de yapımın odak noktalarından birini oluşturuyor. 1970'lerde başlayıp günümüzde köy nüfusunun yüzde 80'inin Kocaeli Gebze'ye yerleşmesiyle sonuçlanan büyük göç dalgası belgeselde geniş yer buluyor. Göçe rağmen köylülerin memleketleriyle bağlarını koparmayarak köylerini yeniden imar etmeleri, yöre halkının aidiyet duygusunu gözler önüne seriyor.
"Tarihe not düşmek, zamana noterlik yapmak" şiarıyla hazırlanan belgesel, sadece kısıtlı arşiv belgeleriyle yetinmeyip köyün yaşlılarının hafızasındaki anıları, eski evleri ve tarihi mezar taşlarını kuş sesleri ve su şırıltıları eşliğinde izleyiciye sunuyor. Eyüpbükü Belgeseli, Anadolu'nun kültürel mirasına ve Balıkesir'in görsel tarih envanterine kalıcı bir eser olarak kazandırıldı.











