Kökenleri ölüleri kötü ruhlardan korumak amacıyla mumyalama geleneğini başlatan Eski Mısır’a kadar uzanan ölüm maskeleri, çoğunlukla alçı veya bal mumundan, bazen de kilden üretilen ve vefat eden kişinin yüz hatlarını en ince ayrıntısına kadar donduran kalıplardır. Bu gelenek, ilk zamanlarda sadece ölen kişiyi anma amacıyla yapılsa da ilerleyen zamanlarda bilimsel ve sanatsal çalışmalarda da kullanılmıştır.
Ölümün en yalın ve gerçekçi belgesi olan ölüm maskeleri, özellikle 18. yüzyıldan itibaren Avrupa’da büyük bir yaygınlık kazanmıştır. Krallardan sanatçılara çok önemli şahsiyetin yüzünü ortaya koyan ölüm maskeleri, üniversite ve müzelerde koruma altına alınmıştır. Dünyadaki en geniş ölüm maskesi koleksiyonu, Amerikalı yazar Laurence Hutton tarafından Princeton Üniversitesi’ne bağışlanmıştır.
Türk Edebiyatının Önemli İsimlerinin Ölüm Maskeleri
Türkiye’de kültür dünyasının iz bırakan figürlerin ölümlerinin ardından yüzlerini ölümsüzleştirmek amacıyla "ölüm maskesi" alınması geleneği sınırlı olsa da son derece kıymetli örneklerle günümüze kadar gelmiştir. Fani bir bedenin dünyaya bıraktığı son bir iz olan bu ölüm maskeleri, günümüzde müzelerde insanların anısını yaşatan en sarsıcı hatıralardan biri olarak dikkat çekmektedir.
Bu sarsıcı geleneğin ve zamana meydan okuyan son bakışların izini sürmek adına, Türk edebiyatında ve basın tarihinde derin izler bırakmış dört ismin ölüm maskelerini mercek altına alacağız.

1. Mehmet Âkif Ersoy (1873 – 1936)
Türk milletinin bağımsızlık mücadelesini ölümsüzleştiren İstiklal Marşı’mızın şairi olan Mehmet Âkif Ersoy, idealist bir vatansever olarak geçirdiği hayatında veteriner hekimlik de milletvekilliği de yapmıştır. Şiirlerini topladığı “Safahat” adlı eseriyle Türk edebiyatında halkın sesinin duyulmasını sağlamıştır. Hayatının son dönemlerini Mısır’da geçiren şair, siroz hastalığına yakalanınca vatan toprağında ölmek arzusuyla İstanbul’a dönmüş ve 6 ay sonra Beyoğlu’ndaki Mısır Apartmanı’nda vefat etmiştir.
Ölüm Maskesi Bilgisi: Mehmet Âkif’in ölüm maskesi, vefat ettiği gün olan 27 Aralık 1936’da ünlü heykeltıraş Ratip Aşır Acudoğlu tarafından alınmıştır.
2. Yunus Nadi Abalıoğlu (1879 – 1945)
Kurtuluş Savaşı döneminin en önemli gazetecilerinden olan Yunus Nadi Abalıoğlu, Anadolu Ajansı’nın ve Cumhuriyet Gazetesi’nin kurucularındandır. Gazeteciliğinin yanı sıra Osmanlı Mebusan Meclisi ve Türkiye Büyük Millet Meclisi'nde toplam 6 dönem milletvekili olarak görev yapan Yunus Nadi, uzun süren bir hastalık döneminin ardından tedavi görmek için gittiği Cenevre'de vefat etmiştir.
Ölüm Maskesi Bilgisi: Şu an Cumhuriyet Gazetesi’ne ait özel bir müzede bulunan Yunus Nadi’nin ölüm maskı, Cenevre’de vefat ettiği sırada dönemin Avrupa’daki defin ve anma geleneklerine uygun olarak alınmış olabilir. Bu konuyla ilgili kesin bir bilgiye henüz ulaşılamamıştır.
3. Sait Faik Abasıyanık (1906 – 1954)
Sait Faik Abasıyanık, Türk hikayeciliğinde adeta bir devrim yaratarak klasik olay örgüsünü yıkan "durum hikayesi"nin edebiyatımızdaki en önemli temsilcisidir. Burgazada’yı, İstanbul’un sıradan insanlarını, balıkçıları, çocukları ve adanın doğasını kendine has şiirsel bir dille anlatmıştır. Siroz hastalığı nedeniyle genç yaşta hayata veda etmiştir.
Ölüm Maskesi Bilgisi: Sait Faik Abasıyanık’ın vefatının hemen ardından Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Fatin Yılmaz tarafından alınan ölüm maskesi, fotoğrafları çekildikten sonra uzun yıllar boyunca ortadan kaybolmuştur. Yıllar sonra, 1994 yılında Güngör Kabakçıoğlu tarafından Darüşşafaka’nın Şişli Site Sineması’ndaki merkezinde tozlar içinde kararmış bir halde tesadüfen bulunan bu tarihi maske, onun kararlı girişimleri sayesinde 1996 yılında Burgazada'daki Sait Faik Abasıyanık Müzesi’ne kazandırılmıştır.
4. Orhan Kemal (1914 – 1970)
Asıl adı Mehmet Raşit Öğütçü olan Orhan Kemal; Çukurova’nın toprak işçilerini, fabrika işçilerini, İstanbul’un kenar mahallelerinde hayata tutunmaya çalışan insanları ve "ekmek kavgasını" en çıplak, en samimi haliyle romanlarına taşımış bir yazardır. Bulgaristan Yazarlar Birliği'nin davetlisi olarak gittiği Sofya’da geçirdiği beyin kanaması sonucu vefat etmiştir.
Ölüm Maskesi Bilgisi: Orhan Kemal’in ölüm maskesi, Sofya’da tedavi gördüğü hastanede vefat ettiği gün olan 02 Haziran 1970’de alınmıştır. Günümüzde maske, İstanbul Cihangir’de bulunan Orhan Kemal Müzesi’nde yazarın yatağının ve çalışma masasının bulunduğu odada sergilenmektedir.