Taraklı’nın hayatımda çok ayrı bir yeri ve önemi var.
Genç gazetecilik yıllarımda ilk kez Taraklı’ya geldim. Oradan Nallıhan’a geçtim. Yıllar boyunca Evliya Çelebi’nin izini takip ederek Anadolu’nun tarih ve kültür coğrafyasını araştırdım.
Daha sonra Taraklı’ya birkaç kez daha geldim. Gazeteci ve televizyoncu arkadaşım Şaban Vergül Bey ile birlikte Taraklı’yı yeniden keşfettik. Taraklı’nın âlimlerini, evliyalarını, türbelerini ziyaret ettik; Fatiha’larımızı okuduk. Tarihi konaklarını gezdik. Bir kez daha Evliya Çelebi’nin izinde Taraklı’daydık.
Sonraki gelişlerimizden birinde Gölpazarı üzerinden Taraklı’ya geldik. Dağların yemyeşil dokusu arasından ilerlerken Taraklı adeta bize “Hoş geldiniz” diyordu. Tarihi dokusu, ahşap konakları, sokakları ve tabiatıyla göz ve gönül ziyafeti sunuyordu.
Taraklı’da Evliya Çelebi’nin izinde vakıflar medeniyetimizi, tarih ve kültür mirasımızı araştırdık. Tarihi konaklarımızı belgelemek için çalışmalar yaptık, belgeseller çektik. Amacımız, geçmişten geleceğe bir kültür köprüsü kurmak ve bu mirasa tarihe not düşerek sahip çıkmaktı.
Bugün yine Taraklı’dayız.
Bu kez Nallıhan üzerinden, Göynük’ü takip ederek Taraklı’ya geldik. Yine Evliya Çelebi’nin izinde, tarihimizin ve kültürümüzün peşindeyiz.
.jpeg)
Şimdi ise Taraklı’da çok özel bir mekândayız. Değerli gazeteci arkadaşım İzzettin Kömürcüoğlu ile sohbet ediyoruz.
Kömürcüoğlu ailesinin 1928’den beri sürdürdüğü helvacılık geleneğini dinleyecek, Taraklı’nın geçmişini, kültürünü, insanlarını ve unutulmaya yüz tutmuş değerlerini konuşacağız.
Elbette sohbetin sonunda meşhur helvasını da tadacağız.
Çünkü bizim için belgeselcilik sadece görüntü çekmek değildir.
İnsanı, mekânı, hatırayı, tarihi ve kültürü birlikte belgelemektir.
Evliya Çelebi’nin asırlar önce geçtiği yollardan bugün yeniden geçiyor, onun bıraktığı izleri takip ediyoruz.
Taraklı’da bir kez daha tarihe not düşüyor, zamana noterlik yapıyoruz.
Evliya Çelebi’nin izinde, Taraklı’da…
İsmail Kahraman
Belgeselci – Gazeteci